>Sondan basa Yol Hikayeleri…

>

Bangalore, ilk Hindistan seyahatimizin 2. duragi idi. Air Arabia Sharjah aktarmali en az havaalaninda beklenen ucus Kochin oldugundan dolayi hakkinda hic bir sey bilmedigimiz bu guney Hindistan sehrine gelmistik ilk olarak. Keraladan tren ile 10 saatte Bangalore’a vardik…
Hindistan trenleri benim hayatimin agina sahip. Asik oldum, her yone her sinifta her zaman her sekilde tren var. Genellikle 1 milyar nufusu olan bu ulkede tabiki yollar da her daim kalabalik. Tren bazi siniflarda otobusten daha pahali bir ulasim araci, ama uzun ve engebeli yollarda en iyi çözüm.

Ustelik belki de hayati bu yolculuklarda ogrenebilirsiniz. Mutlaka her seyi bir kenara birakip, sinif ayirimi olmayan bir vagonda en az bir kez yolculuk yapmak, aci tren yemeklerinden yemek ve bol sekerli sutlu masala chai (cay) icmelisiniz :)))

Biz de Keraladan Karnatakaya mis gibi aksam gunesi ve tum hindistan cevizi agaclarinin arasindan keyifli bir yolla Bangalore‘a vardik.
Kalabalik ve gurultulu tabiki ilk bindigimiz Rickshaw bizi Surya otele getirdi…Uzun koridorlari los, bol odali ve sakin gorunumlu bir otel burasi.
Surya; gunes tanrisi demek, bunu daha sonraki duraklarimizdan olan Khajuraho’da ogrenecegiz.

Arka tarafta nefis agaclar ve kus sesleri – ki Hindistanin tropik agaclari insana huzur veriyor – diger cephede korna ve sehir gurultusu ic ice. Burada en cok dikkatimi ceken sey kronik elektrik kesintisi ve jeneratorlerin yaydigi ses. Keralada da bu boyle idi ustelik saati bile belliydi.
Burada urkuyorum. Dunya kaynaklarini nasil da insafsizca tuketiyoruz ki bu insanlar burada yoklu cekiyor her bakimdan.
Elektrik, su ve hersey kesintiye ugrayarak ulasiyor bu insanlara.
SUC ONLARDA DEGIL OYSA KI…
Gelelim biz konumuza ve yolumuza. Onemli olan iste bu yollar ve ogrenilenler, tum universitelere , diplomalara ve kariyer hirslarina bedel benim icin.

Bangalore, Hindistan‘da Karnataka eyâletinin başkenti ve Asya‘nın silikon vadisi olarak adlandırılan şehir.
diye geciyor Vikipedia’da. Koskoca Turkce kaynakta yazan sadece bu. Neyse ki benim anlatacak daha cooook seyim var 🙂

———————————————————————————————-

Sonraki karede buradayim…
Bu anda, Hindistandaki 10. gun, alistik, keyifteyiz, Hint okyanusuna ayaklarimi sokmusum, ilik hava, ucsuz bucaksiz kum ve kuuuum, yurudukce derinlesmeyen okyanus. Ilk okyanus deneyimimi Fransanin bati sahillerinde gerceklestirmistim, oldum olasi okyanus beni cekiyor, haritayi acip, buraya gitmem lazim dedigim ani hatirliyorum daha 19 yasimdayken.
Burasi Hint okyanusu. Ardimda orman, ardinda minik hint koyu, coluk cocuk, yavas ve sakin hayatlari. Daha ardinda bir nehir, bot seferleri yapiliyor sehirden ve daha da gerimizde kaotik sehir…

Okyanus oncesi kendine hayran birakan ve hic ummadigimiz ormanin icinde golge oyunlari. Sanki bir Shpongle klibinin icindeyiz…
Guide olmadan icgudulerle gezerken en cok sevdigim bu suprizler. Ne zaman ne olacagini asla kimse bilemez.
Plan yapsan da yapmasan da olacak olan olur. Ayni hayatta oldugu gibi.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s