Bangkok-Khaosan Road-Standing Buddha

DCIM100GOPRO

BANGKOK :

Tayca ismi : Krungthep Mahanakorn Boworn Rattanakosin Mahintharayuttha Mahadilokpop Noparatratchathani Burirom Udomratchaniveymahasathan Amornpiman Avatransathit Sakkathattiay-avisnukarmprasit’dir.

Anlamı; Melekler şehri, kutsal mücevherlerin kaynağı, fethedilemez yüce topraklar, büyük ve önemli âlem, 9 değerli cevherle dolu kraliyet başkenti, Büyük Saray’ın şehri ve kralların evi, ilahî sığınak ve yeniden beden bulan ruhların mekânı.

Daha ilk görüşte Khaosan Road‘a bayıldığımı ve kendimi çok rahat hissettiğimi yazmıştım. Burada 4 gün geçirmeyi planlamıştık, sonrasında güneye gidecektik ama neresi belli değil, phuket, krabi, phi phi dolayları olabilirdi. Sonrasında Koh Samui ve Phangan taraflarına geçecektik full moonda, o zamana dek vaktimiz boldu neredeyse daha 10 günümüz vardı. Hayat yavaş akmakta, akışa alışmaya çalışmaktaydık.

DCIM100GOPRO

Bangkokta neler yapılabilir ? Pek çok şey var, bir kere Big Buddha, emerald buddha, yatan buddha gibi yerler var. Tüm tatil boyunca sürekli buddha gezmeyi planlamıyoruz elbette, bu sebepten 2 tanesini görsek yeter bize. Bir de floating market var, aklımda, gitmek istediğim.

DCIM100GOPRO

İşte wellcome to Thailand. İlk gün kazık yenmezse olmuyor, hemen sokakta bir tuktuk bizi alıyor, nereye diyor. Ben ilk kez elimde kitap, harita ya da guide olmadan sanki 40 yıllık thai gibi gezdiğimden, floating market diyorum. Adam bakıyor, haritanız yok mu diyor, yoo diyoruz. Şaşırıyor. Floating market aslında birçok yerde varmış, asıl gitmek istediğimiz şehrin 1 saat dışındaymış, çok uzak dedi bize, ama yakında da varmış. Tamam dedik, ne bilelim, yakındaki de aynısı sandık tabi.

DCIM100GOPRO

Tuktukla kısa bir yolculuktan sonra, nehir kenarına vardık, bir adam bizi kaptı, private bot ile 1 saatlik kanal gezisine 1500 baht istedi, yani 100 tl. Şaka gibi bir fiyat bu Thailand için. Burası ucuz bir ülke aslında, yemekler, gezmek, yolculuk, benzin vs herşey yerlisine ucuz. Ama turistsin işte beyazsın en nihayetinde. Zaten kafadan 2 katına herşey, bir de bizim gibi ilk gün şapşalları için fiyat 10 katına çıkmış durumda, pazarlık filan neyse anlaşıyoruz ve tekneye biniyoruz.

20131203_100815  20131203_103642

20131203_104535

Bu tekneler Long Tail denen kayıklar. Bangkok enteresan bir şehir, nehrin kenarında evler ve yerleşim var. Bana Kerala’yı anımsatıyor, aynen Hindistana da ilk gittiğimizde güney eyaleti olan Kerala’da pahalı bir kanal turu yapmıştık. Yalnız orası çok daha güzeldi itiraf etmem gerekirse 🙂

Nehire girmek için körfezi geçip demir kapıların açılmasını bekliyoruz. Kot farkı olduğundan, bir kapı kapanmadan diğeri açılmıyor. Bence görülmeye değer ama fiyat inanılmaz pahalı. Çünkü sonraki gün 200 bahta, yani 12 tl gibi bir fiyata 1 saat minivan ile yol tepip gerçek floating markete gidiyoruz. Neyse, olur öyle tabi. Yabancı ülkede kazıklanmak, gezginin şanındandır.

Bu yolculuk 1 saat sürüyor, kanalda geze geze geldiğimiz yere dönüyoruz, tuktuk bizi bekliyor, atlıyoruz ve ne yapsak derken, big Buddha’yı da görelim diyoruz. Big Buddha cidden büyük. O sırada öğlen olmuş ve açız. Bizim tuktukçu hemen big Buddhanın köşesinde esnaf lokantası öneriyor. Latince tek kelime yok, olan şeyler pork noodle soup. Henüz bunu tatmamıştık tabi, hemen 2 tane sipariş ediyoruz, harika bir şey çıkıyor karşımıza, eşim 2 tabak yiyor. Kendisi tam bir japon ve thai mutfağı hastasıdır.

20131203_114345

Şu içinde bulunan etler domuz, normalde domuzu şarküteri olarak tüketiyoruz ve kırmızı oluyor, bu kadar beyaz olmasına şaşırıyorum, Türküz ya kıtlık var ülkemde, domuz yok. Aslında tayların bukadar çok domuz yediğini bilmiyordum, bu arada ekmek yok, noodle var, içindeki piriç noodle, evde de sıklıkla tükettiğimiz, içinde kereviz sapı ve taze kişniş var, tat yeni değil, çok alışığız. Acı sosları da çok güzel.

20131203_120011

Ben yemeğin üstüne çay istiyorum, cha…böyle geliyor, yeşil çay, yanında masala gibi sütlü bişeyler, karıştırıp içtiklerini düşünüyorum, güzel, karnımız doydu.

Big Buddha : Standing Buddha :

http://en.wikipedia.org/wiki/Wat_Intharawihan

32 metrelik altın kaplama Buddha ile karşılaşınca insanın içi bir huzurla doluyor, mekan harika, tapınaklar huzur verici, tayların dualarını izliyorum, etrafı geziyorum, Buddha…çok büyük.

20131203_121719

20131203_121803

20131203_121819 20131203_121921

20131203_122231

Bölümlerin tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyorum ama bazı yerler rahiplerin, kesinlikle sivil olarak oturulmuyor. Budistler zekice bir yöntemle yakılıyor, yakılan rahiplerin ve büyüklerin kavanozları da var burada. Yani taylandda mezarlık yok. Müslüman ve hristiyan azınlıklar dışında tabiki.

Yan tarafta başka bir tapınak daha var, duaları dinliyoruz, içerisi gene harika, binaların dışı, mimari ve oymalar, heykeller başımı döndürüyor, çok güzeller.

20131203_122526

20131203_122556

20131203_122903

Bir süre gezip iyice doyuyoruz tapınağa ve bizi bekleyen tuktukla beraber evimizin younu tutuyoruz. Hava güzel, biraz bulutlu bu günlerde, sıcaklık 30lu derecelerde, aylardan aralık.

Bangkok, harika bir şehir bence, kaldı ki ben şehir insanı değilim. Demek ki yanılıyorum, belki de ülkemdeki şehirler bana göre değil. Khaosan Road’u nasıl anlatırım, taksimi düşünün, turistik, yayalara açık, dükkanlar, yemek, alışveriş, gezme, tozma, içme, buluşma yeri. Ama ne halde, benim ortaokulda okulu kırıp gittiğim taksimle şimdikinin arasında dağlar kadar fark var. Üstelik İstanbul kışın hiç çekilmez, soğuk bir kent, yazı kaç ay ki, kalabalığı somurtuk, trafiği gergin.

Bangkokta bunları yaşamadım, dingin ve sakin ama çok kalabalık ve sıcak. Güneşin kenti, doğa bu ülkeye cömert davranmış, tayları kıskanmamak elimde değil. Dünyevi hislere kapılıyorum ara ara. Bu farkı ben dine çok bağlıyorum. Budizm, karşısındakine saygılı, olanı olduğu gibi kabullenenen, sakin bir din. Bir budist, bir diğer kişi hakkında baskıcı tutum asla sergilemez. Bir de kadın olmak Thailandda daha iyi, Türkiyeye göre. Bu yapılan araştırmalarla da kanıtlanmışbir gerçek. Kadınlar hakim gibi, kadınmış erkekmiş kimsenin umru değil. Sokaktaki kıyafetler tam benlik ve ucuz, hemen birkaç tane elbise kapıyorum. Burada etekler ve elbiseler çok kısai bluzlar transparan. Herker böyle giyiniyor, ben de kendimi çok rahat hissediyorum, kısa elbiselerle sokaklara karışabilirsiniz, hiç bir şey olmuyor.

Thailand ilk izlenim olarak şöyle : güvenilir, ucuz, sakin, eğlenceli, özgür, rahat.

Üstelik sokaklarda çocuklu turist de çok, bebek arabalısı, sırtına bağlamışı, 2-3 çocuklusu, hamilesi, bekar annesi…her telden insan var burada. Çocuk için de çok uygun bir ülke Thailand. Yemek, içecek ve meyve konusunda sıkıntı asla çekmezsiniz, her türlü bebek gereci de bulunuyor, başka bir yazıda çocuk gözlemlerimi yazacağım.

20131207_154249

20131207_154850

Bangkok’ta yaşanır mı ? Evet yaşanır. Bir şehirde yaşayacaksam bu Bangkok olabilirdi. Hint şehirlerinde ise yaşamak mı, mümkünse uçakla Delhi ya da Mumbai’ye inmeyin bile. Dehşet !

Yalnız sürekli sıcak iklim nasıl etkiler insanı tam bilemiyorum. Nem değil de, yağmur dönemi ve bizim yaz dediğimiz aylarda bunaltıcı olur mu havası diye düşünüyorum. Bir de bir sorun var, saçlarım…Saçlarım Asyalıların aksine o kadar gür ki, nemde ve sıcakta feci kabarıyor, bu sıkıntım hindistanda da vuku bulmuştu. Her zamanki gibi bir saç hayvanına dönüşmem karşısında eşim de eğleniyordu :))) Gerci her gün 2 kere duş almak ya da havuza girmek sebebi ile ıslak saçla dolaşsam da, gene de zor. Şu asyalılar ne kadar şanslı, incecik, dümdüz, pırıl pırıl saçları var. Hep aynı renk, hep düz. Yediklerinden içtiklerinden mi acaba diye düşünüyorum.

Bol pirinç tüketimi, baharatlar, bol tropik meyve, ekmeksiz ve arpasız bir yaşam mı acaba bu hale getirdi onları, ya da peynirsizlik mi…Bilemiyorum ama çok iyi olmuş.

Evet Bangkokta yaşanır, iyi bir işiniz varsa, türkiyede kazandığınız parayla bu ülkede kral olursunuz. Aslında kral abartı oldu, hindistanda evet kral olur, 2 hizmetçi bir de çöför tutarsınız. Tayların cool olduğunu söylemiştim sanırım.

Yalnız şu da var, avm ya da avrupai restoran fiyatları öyle ucuz değil. Thailanda gelip de pizza ya da burger yemeyi tercih etmeyeceğime göre sıkıntı olmazdı. Bunun dışında tabi gezmek önemli, gezerken her şey tozpembe. Realitede, sıksık gezemeyeceksem de Bangkokta birkaç aydan sonra güneyde o kadar cennet koyların adaların varlığını bilerek çok da rahat edemezdim gibime geliyor.

Hayaller ve düşünceler gene aldı beni benden. Bir gün asyada yaşayacağıma eminim ama neresi olduğuna karar vermedim. Kamboçyayı görmeden de karar vermeyeceğim.

Advertisements

One thought on “Bangkok-Khaosan Road-Standing Buddha

  1. Harikasın.Ben de yalnız başıma bir bayan olarak yeniden nisanda Bangkok’a gidiyorum.Yerleşme fikirlerimiz aynı fakat bu gidişimde Kamboçya’ya bi bakıp çıkacağım 🙂

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s